Çözüm Ortak Akılda +90 212 871 33 99 iletisim@ortakakildanismanlik.com Balance Güneşli C1 Blok, Bağcılar / İstanbul

Yönetim Danışmanlığı

Genel bakış

Dışarıdan bakan bir göz, içeriden görünmeyeni gösterir

Yönetim danışmanlığı nedir?

Yönetim danışmanlığı; bir şirketin mevcut performansını iyileştirmesi, operasyonel tıkanıklıkları aşması ve büyüme hedeflerine ulaşması için dışarıdan, bağımsız ve uzman bir bakış sunan profesyonel bir süreçtir.

Bir işletmeyi kurmak ve yaşatmak yalnızca sermayeyle ya da iyi bir ürünle mümkün değildir. Bu unsurları doğru yönetecek bir zihniyet de gerekir. Yönetim danışmanlığı tam olarak bu zihniyetin kurulmasıyla ilgilenir.

Çalışma, hazır bir modelin şirkete giydirilmesi değildir. Önce şirketin kendi gerçekleri anlaşılır; sonra kararlar veriyle desteklenir ve duygusal tercihlerin yerini rasyonel bir yöntem alır.

İşletme körlüğü

Bir şirketin kendi içindeki sorunları tarafsız biçimde görmesi çoğu zaman zordur. İşletme körlüğü denen bu durum zamanla kârlılığı düşürür, rekabet gücünü azaltır.

Biz önce organizasyonun röntgenini çekiyoruz. Gizli kalmış problemleri görünür kılıyor, güçlü yönleri doğru konumlandırıyor, zayıf halkaları güçlendiriyoruz. Doğru bir müdahaleyle şirketin potansiyeli tam olarak kullanılabilir hâle geliyor.

Teorik modelleri masaya bırakıp gitmiyoruz. Yönetim kurulundan üretim sahasına kadar her kademede birlikte çalışıyoruz.
Ne zaman gerekir?

Şirketler yönetim danışmanlığına genellikle şu durumlarda başvuruyor:

  • Büyüme hedefleri mevcut yönetim yapısının kapasitesini aştığında.
  • Operasyonel verimlilik düşerken nedeni içeriden tespit edilemediğinde.
  • Birleşme, yeniden yapılandırma ya da kuşak geçişi gibi bir değişimin yönetilmesi gerektiğinde.
  • Kararlar tek bir kişide toplandığı için şirketin hızı o kişinin gündemine bağlı kaldığında.

Aile şirketlerinde bir başlık daha var: duygusal bağlar ve akrabalık ilişkileri profesyonel karar alma mekanizmasının önüne geçtiğinde. Bağımsız bir danışman içerideki dinamiklere tarafsız bir gözle bakar, yetki karmaşasını giderir ve şirketin ömrünü aile üyelerinin ömründen bağımsızlaştırır.

Yönetim modeli

Model, raporlamayla birlikte çalışır

Karar mekanizması ancak doğru veriyle beslendiğinde işler. Bu yüzden yönetim modelini ve raporlama düzenini aynı anda kuruyoruz.

Bir şirketin stratejisi ne kadar iyi olursa olsun, onu hayata geçirecek olan insandır. Departmanlar arası kopukluk, silolaşma ve net olmayan hedefler en parlak fikri bile başarısız kılar. Bu yüzden yönetim modelini kurarken bilgi akışını da kuruyoruz: yalnızca yukarıdan aşağıya talimat değil, aşağıdan yukarıya geri bildirim de işleyecek şekilde.

Hangi alanlarda yapı kuruyoruz?

Yönetim danışmanlığı tek bir departmanın işi değildir. Şirketi bir bütün olarak ele alır, hangi alanda hangi yapının eksik olduğunu tespit ederiz.

AlanKurduğumuz yapı
Finansal yönetimBütçe planlaması, risk yönetimi, yatırım kararlarının değerlendirilmesi
İnsan kaynaklarıYetenek yönetimi, performans değerlendirme, prim sistemi, kariyer planlaması
Süreç ve operasyonSüreçlerin yalınlaştırılması, tedarik zinciri iyileştirmesi, maliyet kontrolü
Dijital dönüşümİş süreçlerinin dijitalleşmesi, veri analitiği, dijital güvenlik ve uyum
Pazarlama ve satışPazar araştırması, marka yönetimi, satış hunisi ve müşteri ilişkileri yönetimi
Kurumsal yönetişimYönetim ve denetim süreçleri, şeffaflık, paydaş ilişkileri

Bu başlıkların tamamı her şirkette gerekmez. Check-Up bulguları hangisinin öncelikli olduğunu gösterir; projeyi de o sıraya göre kurgularız.

Sonuç nasıl ölçülür?

Uygulanan stratejiler, belirlenen Temel Performans Göstergeleri üzerinden ölçülür. Ciro artışı, kârlılık oranındaki yükseliş, maliyetlerdeki düşüş, personel devir oranının azalması ve pazar payındaki genişleme, sağlanan faydanın en net göstergeleridir.

İnsan kaynağını bir maliyet kalemi olarak değil, en değerli sermaye olarak görüyoruz. Doğru kişinin doğru pozisyonda çalışması, tüm süreç akışını olumlu etkileyen en temel faktördür.

Kriz ve değişim

Değişim yönetilmezse şirketi o yönetir

Tedarik zinciri kırılmaları, kur oynaklığı ve değişen tüketici davranışı iş planlarının sık sık gözden geçirilmesini gerektiriyor. Kriz anında hız, önceden kurulmuş bir mekanizmadan gelir.

Büyüme, birleşme ve yeniden yapılandırma da birer değişimdir. Yanlış bir birleşme, aceleye gelmiş bir kapasite artırımı ya da gerekçesi zayıf bir teknoloji yatırımı şirketin finansal dengesini bozabilir. Bu nedenle yatırımın geri dönüşünü hesaplıyor, fizibiliteyi titizlikle yapıyor ve kararı riskleriyle birlikte masaya koyuyoruz.

  1. Riskleri tanımlıyoruz. Şirketin maruz kaldığı finansal, operasyonel ve pazar risklerini tek tek yazıya döküyoruz.
  2. Senaryoları hazırlıyoruz. Enflasyon, döviz kurundaki oynaklık, tedarik kesintisi ve talep değişimi için önceden karar setleri oluşturuyoruz.
  3. Karar hızını artırıyoruz. Kriz anında kimin neye karar vereceği belliyse refleks hızlanır; belirsizlik yönetimin değil, mekanizmanın sorunu olur.
  4. Değişimi anlatıyoruz. Yeni yapı talimatla değil, karşılıklı bilgi akışıyla benimsenir. Çalışanın aidiyeti ve takım ruhu değişimin taşıyıcısıdır.
  5. Kalıcılığı denetliyoruz. Uygulama başladıktan sonra da sahadayız. Kurulan sistemin işlediğini görene kadar projeyi kapatmıyoruz.